9 Mayıs 2014 Cuma

Yaz geliyor...

Hayat sadece Istanbul'da mi hizli akiyor saniyorsunuz? Kucuk bir sehre tasindigim icin hayatimin daha yavas gececegini, daha cok bos zamanimin olacagini dusunurdum. Haftada 4 gun pilates, 2 gun tenis, ustune piyano dersi bir de yanina yabanci dil dersi alacak, kendimi pasta, borek, yemek alanlarinda gelistirecektim.

Evleneli 6 ay oldu ve ben sadece haftada 3 gun pilates yapabiliyorum (eger program disi bir sey cikmazsa) ve mutfakta kendimi gelistiriyorum, zira sevgili kocam yemek bekler her aksam :)
Yasadigim sehrin 1 saat uzaginda herkesin yazlarini gecirdigi kucuk bir sahil kasabasi var. Simdilik yasadigim yeri yazmaya cesaret edemiyorum, keza odum kopuyor es kaza buralardan biri okursa bu blogu diye. Ben zaten bu blogu icimi dokmek icin actim, kendimi yazarken de rahat hissedemeyeceksem artik te-re-lel-li-lel-li-lel-li :)))
Sevgili kocamin bu sayfiye kasabasinda ufak bir butik oteli var. Bu yazi orada gecirecegiz. 



Simdi icinizden ne kadar guzel dediginizi duyar gibiyim ama bu konunun artilarini ve eksilerini baska bir yaziya birakiyorum :)

Sezon acilmaya basladigi icin biz de yavas yavas haftanin 3-4 gununu bu yazlik kasabada gecirmeye basladik. Dolayisiyla ben sali gununden evi toplar, carsamba sabahtan hizlica birkac esya ile valiz yapar, ve esimle birlikte carsamba gunu oglen yemegine yazlik kasabamiza ulasmis oluruz. Persembe, cuma, cumartesi derken , pazar gunu gec bir oglen yemegi yer ve tekradan sehre doneriz. Pazartesi gunu valiz acmaca, evi toplamaca, biraz yemek alisverisi ustune pilates dersi derken bir bakmisim aksam olmus, ustune sabah olmus Sali gunu gelmis ve ertesi gun icin yeniden hazirliklara baslamisim :)

Bu kosturmacada bu hafta Carsamba gununden canim annemin yanina kactim, ohhh miss 3 gundur tatildeyim :) 
Evlendikten sonra en guzel tatil annenin evine gelmekmis, benden soylemesi :)

Sevgiyle kalin...



1 Mayıs 2014 Perşembe

Uzun uzun anlatasim var

Bir arkadasim var, cok sevdigim. 
Onun da bir blogu var, hatta blogu bana ilham verdi. 
Onun blogunda en cok sevdigim sey, kisa cumleler kurmasi ve bu kisa cumleleri ile istedigi tum mesajlari vermesi, anlatmak istedigi her seyi anlatmasi. 
Ben de kisa ve oz olmak istiyorum ama bu aralar acayip icimi dokesim var. 
Degil uzun seyleri kisa kisa ifade etmek, kisacik ufacik seyleri uzatasim, sayfa sayfa paylasasim var. Tum detaylari eksiksiz anlatmak istiyorum, anlatayim ki beni cok iyi anlayin ve bana "hak" verin. Aslinda isin icinde hakli cikma arzusu  olduguna gore bunu da isteyen benim canim "egom". Hani su melek mi seytan mi belli olmayan sevgili egomuz. 
Ona da hak veriyorum ama bunca senedir gordugu bildigi her seyi geride birakmis, yepyeni bir hayata acmis gozlerini. Icinde bulundugu kutudan cikmis, belki daha guzel yeni bir kutuya gircek ama bilmiyor ki bu yeni kutunun nasil bir sey oldugunu, var olma - varligini devam ettirme - hayatta kalma ic gudusuyle hareket ediyor. 
Kisacasi beni delirtiyor :)

Buyumek...

Buyudugumuzu, artik bir yetiskin oldugumuzu nasil anlariz? Hele hele evli barkli bir adam/kadin oldugumuzu?
Mesela artik ailemizin gittigi her yere gitme, her davete katilma zorunlulugumuz yoktur dimi? Ya da mesela ayni yere gitsek bile ayri ayri araclarla gidebiliriz, ve kendimiz icin uygun olan bir vakitte o yerden ayrilabiliriz. Veya imkanimiz varsa ayni evde kalmayiz dimi cunku "EV"lendik" artik, adi ustunde. Kayinpederimiz, kayinvalidemiz, gorumcelerimiz ile tuvalette karsilasmasak da olur veya esimize cilve yaparsak aman yan odadan duyulmasin diye dusunmek zorunda kalmayiz. Uyanir uyanmaz simdi ne giysem, aman sutyen takmadan odadan cikmayayim derdimiz olmaz mesela veya her yemekten once ve sonra kendi evimizde bile yapmadigimiz kadar ev isi yapmayiz hele hele evin kizlari ellerini sicak sudan soguk suya sokmazken...
Iste butun bunlar benim icin "yetiskin" olunca maruz kalmayacagimiz seyler. Daha ozgur, daha bagimsiz, daha dik, kendimize ait bir dunya, kararlari sadece kendimizin verdigi... Yetiskin olmak budur ve tabi aldigin tum kararlarin sorumlulugunu ustlenmek...
Ama burda; her seyi ma-ailece yapiyoruz. Hatta arabaya 6 kisi binmemiz gerekse bile ayni yere gidiyorsak tek araba ile gidiyoruz. Ayni yere 2 araba gitmeye ne gerek var dimi? Ailelerin kendi arkadaslarinin verdigi davetlere hep beraber gidiyoruz. Ben, arabanin arka koltugunda bir yanimda esim, bir yanimda gorumcem ortada otururken kendimi 15 yasinda cocuk gibi hissediyorum, ve herkes de bizi hala cocuk olarak goruyor. Onlar bize cocuk gibi davraniyor, biz kendimizi cocuk gibi hissediyoruz; buyuyemiyoruz, kendimizi gelistiremiyoruz. Etrafim, burada, 30 yasina gelmis ama ozguvensiz, kendi basina doktordan randevu bile almaya yeltenmeyen koca cocuklarla dolu.

Ama bunlarin hepsi normal, benim ayni yere gitsek bile, ayri arabalarla gidelim daha rahat ederiz,kafamiza gore bir seyler yapmamiz daha kolay olur demem 
A-normal, hemen hemen her zaman oldugu gibi :)