Evleneli 6 ay oldu ve ben sadece haftada 3 gun pilates yapabiliyorum (eger program disi bir sey cikmazsa) ve mutfakta kendimi gelistiriyorum, zira sevgili kocam yemek bekler her aksam :)
Yasadigim sehrin 1 saat uzaginda herkesin yazlarini gecirdigi kucuk bir sahil kasabasi var. Simdilik yasadigim yeri yazmaya cesaret edemiyorum, keza odum kopuyor es kaza buralardan biri okursa bu blogu diye. Ben zaten bu blogu icimi dokmek icin actim, kendimi yazarken de rahat hissedemeyeceksem artik te-re-lel-li-lel-li-lel-li :)))
Sevgili kocamin bu sayfiye kasabasinda ufak bir butik oteli var. Bu yazi orada gecirecegiz.
Simdi icinizden ne kadar guzel dediginizi duyar gibiyim ama bu konunun artilarini ve eksilerini baska bir yaziya birakiyorum :)
Sezon acilmaya basladigi icin biz de yavas yavas haftanin 3-4 gununu bu yazlik kasabada gecirmeye basladik. Dolayisiyla ben sali gununden evi toplar, carsamba sabahtan hizlica birkac esya ile valiz yapar, ve esimle birlikte carsamba gunu oglen yemegine yazlik kasabamiza ulasmis oluruz. Persembe, cuma, cumartesi derken , pazar gunu gec bir oglen yemegi yer ve tekradan sehre doneriz. Pazartesi gunu valiz acmaca, evi toplamaca, biraz yemek alisverisi ustune pilates dersi derken bir bakmisim aksam olmus, ustune sabah olmus Sali gunu gelmis ve ertesi gun icin yeniden hazirliklara baslamisim :)
Bu kosturmacada bu hafta Carsamba gununden canim annemin yanina kactim, ohhh miss 3 gundur tatildeyim :)
Evlendikten sonra en guzel tatil annenin evine gelmekmis, benden soylemesi :)
Sevgiyle kalin...
