24 Haziran 2014 Salı

Yapmak ya da Yapmamak, Iste Butun Mesele Bu


Yapamiyorum, hicbir zaman yapamadim zaten. Biraz soguk, mesafeli bir durusum hicbir zaman olmadi. Bir seyi ya sevecegim ya uzak duracagim. Icimden geliyorsa yapacagim, gelmiyorsa neden yapayim ki? Ben de herkes gibi bir kere gelmedim mi bu dunyaya? Istemedigimiz seyleri yapacak kadar uzun mu zannediyoruz bu hayati? Ne zaman bitecegini nerden biliyoruz ki? 
Tahammul edemiyorum "-mis" gibi yapmaya. Etrafiniza bir bakin, -mis gibi yapan insanlar... Seviyormus gibi yapanlar, sevmiyormus gibi yapanlar, icinden geliyormus gibi yapanlar, istemem yan cebime koy diyenler, cok parasi varmis gibi yapanlar, parasi yokmus gibi yapanlar demek isterdim ama maalesef kendini oldugundan daha mutevazi gosterecek cok az insan biliyorum. Herkeste oldugundan farkli biri gibi gorunme cabasi. Neden acaba? Sevilme, takdir edilme ihtiyaci mi? Yoksa ayni seylerin kendine yapilmasi beklentisi mi? Mahalle baskisi mi, yetistirilme tarzi mi? Peki ya seni yetistirenler...? Ne kadar ozgur ve bilincli bir sekilde yetistirdiler seni? Nerden biliyorsun onlarin da "etraf ne der" kaygisindan boyle davranmadigini? Peki sen de sorgulamazsan olanlari, ilerde sen de ayni yanlislari yapmayacak misin? 
Peki ya etrafindaki herkesin seninle ayni fikirde olmamasini ne kadar anlayisla karsilayabiliyorsun? Yeryuzundeki milyarlarca insanin parmak izi birbirinden farkliyken, ayni evde ayni anne babanin yetistirdigi iki kardes bile birbirinden farkliyken, farkliliga bu kadar tahammulsuzluk niye? Neden korkuyorsun? Insanoglu herzaman bilinmeyenden korktu ve ne yazik ki bilmesi icin yapmasi gereken tek sey "dinlemek"ti, kulaklariyla degil, kalbiyle... ve bunu bile yapmadi. Cunku dinlerse hak verebilirdi ama yuksek egosu baskasinin hakliligini kabul ederse bu kendi haksiz oldugu anlamina gelmiyor muydu? Aslinda tabi ki o anlama gelmiyor ama egomuz bu sekilde islemiyor. 
Egomuzun isleyis seklini cok iyi bilip, gerektiginde ona uzun uzun anlatmamiz gerekiyor, artik kucuk bir cocuk olmadigimizi, kimsenin bize kizmaya hakki olmadigini, kendini savunmak zorunda olmadigini, yanlis yapsa bile kimsenin onu cezalandirmayacagini, aslinda yalnis diye bir sey olmadigini hepsinin gelisim yolunda atilmasi gereken adimlar oldugunu... 
Peki size bir sey sorayim; birini icinden geldigi icin mi aramak daha degerlidir, yoksa baskasi aramani soyledigi icin aramak mi? Ben birini kandirip, "-mis" gibi yapip nasil aksam yastiga kafami rahat koyabilirim ki? Kac yasina geldim hic utanma yok mu bende de karsimdakini kandiriyorum. Ustelik neden yapiyorum bunu; o kisi mutlu olsun diye... Simdi mutlulugun disardan birinin bize verdigi bir sey olmadigini, icimizde oldugunu vs. hic soylemeyecegim ama oyle. Hayatta neyi yaparsak yapalim, karsimizdakini degil kendimizi mutlu etmek icin yapmaliyiz. Karsimizdaki bizi "gercekten" seviyorsa zaten mutlu olur bizim mutlulugumuzla. Bunun disindaki tum davranislar bir seyleri "feda" edip bundan "kar" etmek amaciyla yapiliyordur ve sonu, sahtekarligin etik yanlisligi disinda cesit cesit hastaliga davetiye cikarmasidir. Ben ne zaman baskalarinin mutlulugu icin degil kendi mutlulugumuz icin bir seyler yapilmali desem, bircok kisinin kulagina "bencilce" gelir bu sozler .Tik tik oradaki; burada yazilanlari yuzundeki gozlerle degil, kalbindeki gozlerle oku lutfen. Daha da baska bir sey soyleyemem sana keza ayni dili konusmuyoruz ki kelimelerle anlatabileyim kendimi sana.
"Senin icin ....... yaptim." boslugu istediginiz herhangi bir seyle tamamlayabilirsiniz, eger bu cumleyi gun asiri kullaniyorsaniz, illa yuksek sesle dile getirmeniz gerekmez, icinizden geciriyorsaniz bile artik baskalarini mutlu etmeye calisip, bundan medet ummak yerine, kendi mutlulugunuz icin bir seyler yapma zamaninizin gelmis demektir.






Hiç yorum yok:

Yorum Gönder