Ama etrafinizdaki seylerin degil de sizin kendinizin degismesinden bahsediyor olsaydim ne derdiniz bana? Yine ayni cevaplari mi verirdiniz? Muhtemelen verirdiniz ama is uygulamaya gelince...?
Ben hayatim boyunca degisimi destekleyen biri gibi gosterdim kendimi ama aslinda bir o kadar da sevmezdim, icten ice hicbir sey degismesin isterdim. Hep universite veya lise veya ortaokul veya ilkokul yillarinda kalalim, hocalarimiz hic degismesin, ailemizden hic ayrilmayalim, sevgilim hep sevgilim olarak kalsin, arkadaslarim uzaga tasinmasin... Kendime bir "comfort zone" kurdugum zaman bu hic degismesin isterdim. Bilinenin verdigi guven ve huzur. Yeniden baslamaya usenmek biraz da, ama en cok eskisi kadar iyi olmazsa hissi belki de. Aslinda tamamen cocukca bir ruh hali. Annesinden ayrilmak istemeyen cocuk misali, sevdigi seylerden ayrilmak istemeyen ama gercegi de yuksek sesle dile getirmeyen ben.
Sonunda ne oldu, degisimi sevmiyorum ama bir taraftanda bunun yasamamiz icin gerekli oldugunu bildigimden kendimi tam ortasina attim bu durumun.
Artik her sabah yataktan kalktigimda gordugum sehir farkli, yurudugum sokaklar farkli, gordugum kafeler, magazalar farkli, sokaktaki insanlar farkli. Bitmedi; her sabah kalkip yaptigim seyler eskisinden farkli, belki daha keyifli ama sonucta degistiler, gunumu nasil gecirdigim eskisinden tamamen farkli. Gun hala 24 saat ama o gunu benim bildigim "ben" yasamiyor sanki.
Hayatindaki her sey birden degistigi zaman kendin kendine yabanci geliyorsun. Adeta bu yeni "ben"i tanimiyorum, neleri sever, neler yapmak ister, neler onu mutsuz eder, sorumluluklari neler, hayattan beklentisi nedir, bilmiyorum cunku daha once hic yasamadigim bir cevrede daha once hic yasamadigim olaylar yasiyorum.
Bir "yeni" ben oluyorum ve oyle yasiyorum sonra birden "eski" ben icerden bir yerlerden durtuyor beni, bu sen degilsin diyor, benim tanidigim sen bunlari hic yapmazdin diyor. Ben eski beni coook severdim ve su an sevdigim birinden ayrilmisim gibi geliyor.
Yeni beni de severim tabi -gerci daha yeni taniyoruz birbirimiz- cunku o da "benim" sonucta ama eski ben daha ozgurdu, daha farkli sorumluluklari vardi, daha dogrusu kendinen ve isinden baska hicbir sorumlulugu yoktu, bir seyi cani isterse yapar istemezse yapmazdi, kimse de onu zorlamaz - zorlayamazdi. Evet belki biraz yalnizdi ama yalnizligina da alismisti, yalnizligini da sevmisti. Ne kadar farkli ifadeler kullanirsam kullanayim aslinda eski ben yalniz ve ozgurdu. Yalnizligindan sikayet ederdi ama alismis demek ki ki simdi yeni durumlar cok zor geliyor ona.
Bazen sadece evde yalniz kalmak ve hicbir sey yapmamak istiyorum, kimseyle konusmamak, kimseyi gormemek cunku bu bana eski beni hatirlatiyor, ozledigim beni.
Biliyorum biliyorum kulaga sacma ve cilginca geliyor, eskisi de yenisi de benden sadece tek bir tane var, daha sizofrenik vaka olmadim ama boyle garip bir his kapliyor icimi zaman zaman. O zamanlarda da ya birinin dogum gunu ya gecmis olsun ziyareti ya katilinmasi gereken bir yemek cikiyor illaki. Hani o gel git gunlerinde yapmam gereken hicbir sey olmasa kendi kendime atlatacagim belki ama hep mi denk gelir!!!
Biliyorum, bir gun yeni bir yazi yazacagim, basligi "yeni beni cok sevdik" olacak, ama o yaziyi ne zaman yazarim su an hic bilmiyorum.



