5 Ocak 2015 Pazartesi

Hos geldin 2015!



Yeni yil, yeni yil, yeni yil herkese kutlu olsun,
Yeni yil, yeni yil, yeni yil herkese mutlu olsun...

Her seyin yenisi heyecan veriyor insana, bir sure sonra da duruma alisiyorsun ve siradanlasiyor her sey. Uzucu ama gercek, ne yapalim insanoglu boyleyiz iste..
Bu sene cok guzel bir yil olacak hissedebiliyorum. Secret fln yapmiyorum, gercekten hissediyorum. Bizi bekleyen buyuk degisiklikler var, yeni yepyeni bir hayatimiz olacak. Bugune kadar yasadigim tum degisiklikler, bu sene bizi bekleyen degisiklik kadar degisik olamaz!! :)) Ve bu degisiklik icin cok heyecanliyim. Icim kipir kipir ama mecazi degil, gercek anlamda ;)

Bu sene icin hala yeni yil kararlari alamadim, 31 Aralik'tan once bir turlu firsatim olmadi, yeni yil da o kadar yagmurlu ve kapali bir hava ile geldi ki; icimde hic yeni kararlar alacak azim yok su anda. Yeni kararlar dedigime bakmayin, kararlar her sene ayni da, adi yeni iste :) Duzenli spor yapilacak, saglikli beslenilecek, fast food hayatimizdan cikacak, yerine sebze sulari gelecek, sevdiklere daha cok zaman ayirilacak, onemli gunler atlanmayacak, her zaman bakimli olunacak, ev her daim toplu olacak vs. vs. vs. 
Bu kararlari almanin en guzel tarafi bir an icin bunlari yapacagina inanmak aslinda:) Umut iste, umutsuz yasanmiyor..

Kararlar bir yana, yeni yil hepimize once saglik getirsin veya saglikli olmak icin bize o bilinci getirsin, bu da kabulumuz. Sonra herkese mutluluk getiremeyecegini, mutlu olmanin insanin kendi elinde oldugunu anlatsin.Uzerine yetmesin, herkese o hep atmayi dusundugu ama atamadigi adimlar icin gerekli olan cesarete zaten sahip olduklarini hatirlatsin, onumuzdeki tek engelin kafamizin icindeki sinirlar oldugunu altini cize cize soylesin bize.

2015'in sarkisi "hayat sevince guzel" olsun, bu sarki sadece eski bir Turk filmi sahnesi olarak kalmasin, sozlerini gercekten anlamaya calisalim. En buyuk karanliklar bile sevginin isigi ile aydinlanir.

Hepimize aydinlik, sevgi dolu bir yil diliyorum...

Yeni yil, yeni yil, yeni yil herkese kutlu olsun,
Yeni yil, yeni yil, yeni yil herkese mutlu olsun... :)


12 Aralık 2014 Cuma

Mujdemi isterim..

En son yazdigim yazida biraz hastaydim, bedenen degil, ruhen. Acaba diyordum vitaminsizlik mi, mevsimsel mi vs. vs. kirk tane bahane. O donem birkac gunlugune seyahate ciktik sevgili esimle. Ohhhh misss kendime geldim, meger bana lazim olan sadece hava degisikligiymis. Hasta fln degilmisim, cok sukur :)
Seyahatimiz sonrasi donduk sicacik evimize, Noel ruhu da geldi catti kapimiza. 
Nedir bu Noel agaclarinin ozelligi, isiklari mi acaba yoksa sadece yilin belli bir donemine mi ait olmasi? Zannetmiyorum ama kabul etmek de istemiyorum, Noel agacimiz 12 ay kalsa evimizde 12 ay severim ben onu :)

Halimizi gormeniz lazim bu aralar etrafimizdaki her sey degisiyor. Hepimiz buyuyoruz, arkadaslarimiz bebislerini aldilar kucaklarina, bambaska bir boyuta gectiler. Tabi muhabbetlerimiz de oyle :) Uyku duzeni, en iyi bebek arabasi, ek gida, emzirme vs. vs.
Simdi size durup duruken "normal mi dusunuyorsunuz" desem, bana "bizi birak esas sen normal misin" dersiniz :))) Ama ben biliyorum neyi kast ettiklerini :))
Hep soyledigim bir sey var, ne kadar dogru oldugunu son zamanlarda cok daha iyi goruyorum. Arkadaslarla beraber buyumek en guzeli. Herkes evleniyor mu, sen de elini cabuk tutucaksin canim. Dogurmaya mi basladilar, hemen al eve pekmezleri cevizleri. Malum ne zaman tutar bu is belli olmaz :)
Saka bir yana, tabi ki herkes evleniyor diye evlenilmez veya cocuk yapilmaz ama su da bir gercek ki, herkes farkli yollarda ilerledigi zaman bir sure sonra ortak bir nokta, paylasacak bir sey kalmiyor aranizda. Belli bir sure sonra her sey normale donmeye yaklastigi zaman belki kaldiginiz yerden devam edersiniz ama bunun ici iki seye ihtiyac var; gercek bir dostluk ve emek. Ve bu tek tarafin emegi ile de olmuyor, karsilikli emek vermek ve zaman ayirmak gerekiyor. Bu olamadigi zamanlarda maalesef bir zamanlar her gun gorustugunuz, acil durumda aranacak kisiniz olan arkadaslarinizin sesini bile unutuyorsunuz...

Uzulmemek lazim, hayatin gercegi, ama yine de vazgecmeyin sevdiklerinizden olur mu? 








19 Kasım 2014 Çarşamba

Doktor doktor soyle bana derdim ne?

Son zamanlarda kendimi taniyamaz oldum, iyi anlamda degil ama. Hani guzel yeni gelismeler, aliskanliklar, arkadaslar vs. degil beni ben olmaktan cikartan. 
Derdimi acikca soylersem anlatmasi da anlamasi da daha kolay olacak sanirim. Hani biraz hasta oldugunuz sabahlarda hic yataktan cikmak istemez ya insan hele bir de hava yagmurluysa :) Iste ben de tam o ruh hali icindeyim, hasta degilim cok sukur zaten hasta olsam da simdiye kadar bu kadar yatmaya yuz kere iyilesmis olurdum. Evet minik bir sebebim var halsizligim icin ama benim esas sorunum fiziki halsikzlik de degil sanki, ruhumun hali yok hatta hali var da useniyor adeta. Her seyi erteliyorum bu aralar ama her seyi, ev isi, alisveris, telefon konusmalari... Calan telefonlari bile acmiyorum bazen, konusmaya halim yok veya useniyorum. Insan konusmaya usenir mi? Usenmez sanirim, o zaman benim derdim ne? Bazen diyorum cok dert etmim bu durumu, kendiliginden gecer, demek ki buna ihtiyacim var simdilik, ama ya o zamana kadar saclarimda beyazlar cikarsa? Keske eskiden oldugu gibi annelerimizin bir cimcigi ile kendimize gelebilseydik :) Canim sIkIlIyor dedigim de ; iyidir sIkI can cabuk cikmaz derdi :)) Anneannem de ; evlendirelim o zaman seni derdi. E su an evli olduguma gore can sIkIntIma baska bir care bulmak gerek sanirim.
Isin daha da ilginci ben her zaman kendimi mesgul edecek, yapmaktan keyif alacak bir seyler bulurum hayatta, ama bu aralar useniyorum. Itiraf ediyorum; sadece useniyorum. Ne hastayim ne depresyonda sadece usengecligim tuttu. Enteresan ama hic basima gelmemisti daha once, o yuzden nasil cikicagimi da pek bilmiyorum acikcasi.. Insan kendi kendini de zorlayamiyor ki yahu, hele ki beni..
Neyse, simdi 2 gun ve 4 saattir erteledigim terziye gitmem lazim yoksa butun haftasonunu yine esofman ile gecirecegim. 
Cok enerjik, yerimde duramadigim, zip zip zipladigim gunlerden bildirmek uzere,,,
Son soz : hayat sevince guzel :)

11 Kasım 2014 Salı

Iyi gunde / Kotu gunde

Hayatta ne zaman basimiza veya bir yakinimizin basina hastalik, olum gibi uzucu bir olay gelse, hayatin, saglikli olmanin kiymetini o zaman hatirliyoruz.
Anlatmak istiyorum, insanlarin kafalarinin icini acip sokmak istiyorum bazi dusunceleri, ama maalesef ozgur iradeye sahip oldugu icin insanoglu bunu yapamiyorum. Maalesef diyorum cunku ben ki herzaman insanlarin hak ve ozgurluklerinin sonuna kadar arkasinda olan bir insanim, ama uzuluyorum. Insanlarin hayatta neyin gercekten onemli, neyin onemsiz oldugunu bilmemelerine, farkinda olmadan yasamalarina uzuluyorum. Bu yasadiklari gunler bir daha geri gelmeyecek, sevdiklerinin yarin yanlarinda olacaklarinin bir garantisi yok. Bunu boyle soyleyince herkes istisnasiz, "evet biliyorum" diyor. Ancak is bildikleri dogrultusunda yasamaya geldigi zaman tik yok.

Son zamanlarda cok uzucu bir sey daha gozlemliyorum: Maalesef sevdiklerimizin guzel gunlerinde onlara ayiracak vaktimiz yok ama soz konusu kotu gun oldugu zaman hemen ordayiz. Bunun nesi kotu diyeceginizi biliyorum ama cumleyi bir daha okuyun lutfen. Ben kotu gunde yanlarinda olmayalim demiyorum, sadece kotu gunde yanlarinda olmak icin ugrastigimiz kadar iyi gunde de yanlarinda olalim diyorum. 
Hic bir yakininizin dogum gununu kutlamak icin isten izin alip baska bir sehire gittiniz mi? Peki ya o yakininiz bir akrabasini kaybetse veya cok hasta olsa onu gormek icin sadece birkac gununuz kalmis olsa? Ne isiniz olursa olsun, iki eliniz kanda olsa giderdiniz degil mi?
Cok sevdigimiz bir arkadasimiz birkac gun once babasini kaybetti. Butun sevenleri islerini guclerini birakip acisini paylasmak icin yanina geldi. Kimisi patronuna karsi gelip isten cikip geldi, kimisi 1 gun icin 24 saat otobus yolculugu yapti. Ama ayni arkadasimiz babasina supriz bir dogum gunu yapmak isteseydi, bu insanlardan sadece yakinda ve musait olanlar gelecekti. Kimseyi suclamiyorum, asla, sadece insanlarin kotu gunlere gosterdigi hassasiyet ve ozeni iyi gunlere de gostermesi gerektigini dusunuyorum. Sonucta saglikla, agiz tadiyla gecirecek kac gunumuz oldugunu nereden biliyoruz ki?
Sanirim sevgili esimin soyledigi bir soz kendimi cok daha iyi anlatmama yardimci olacak. Bir gun demisti ki: "Cenazeleri hic sevmiyorum ama butun aileyi bir araya topluyor." 

Benim anneannem: "ne yapacaksaniz benim sagligimda yapin, ben oldukten sonra hicbir kiymeti yok", derdi. Cok da dogru derdi. Anneannecigim ben seni anladim ama maalesef kimseye anlatamiyorum :(
Insallah herkesin bir gun gercekten neyin onemli oldgunu anlayarak yasadigi gunlere...







5 Ekim 2014 Pazar

Ben Ozgur(mu) (y)um...

Kendinizi ozgur hissediyor musunuz?

Ozgur olmak icin illa ki Nil Karaibrahimgil'in "Ben Ozgurum" sarkisindaki gibi sirtimiza cantalari alip kendimizi yollara vurmamiza gerek yok.
Canimiz bir sey yapmak istediginde bunu yapabiliyorsak eger veya tam tersi istemedigimiz seyleri yapmayabiliyorsak, oldukca ozgur sayiliriz. 

En son ne zaman birine "gercekten" ne dusundugunuzu soylediniz? Uzun zaman mi oldu? Hayirdir, karsinizdakini kirmak mi istemiyorsunuz yoksa, ne kadar da naziksiniz. Yoksa size, oyle yaparsaniz bunun "ayip" olacagi mi ogretildi? Yoksa hepsinin altinda aslinda sevilme, takdir edilme arzumuz yatiyor da, karsimizdakini kirarsak bizi sevmeyeceginden mi korkuyoruz?
Cocukken hepimize etrafimiz tarafindan "sevilen,takdir edilen" bir cocuk olmamizin ne kadar onemli bir sey oldugu ogretilmedi mi? Hatta komsunun cocuklari her zaman gozunu oymak istedigimiz kadar mukemmel degil miydi?

Peki ya kendimizi sevmek? Hagimizin ailesi "yavrum once sen kendini sev, once sen bil ne oldugunu, kim oldugunu, baskasinin ne bildigi onemli degil" demistir? Diyemezlerdi ki; cunku onlari da anne babalari hep elalem ne der diye yetistirmemis miydi? 

Iste bu noktada artik bizim bu donguyu kirmamiz gerektigini dusunuyorum. Yetistirdigimiz cocuklarla yeni bir donem baslatmaliyiz. Farkindaligi yuksek, kendini bilen, asla saygisiz degil ama "mahalle baskisi"na pabuc birakmayan, sevmeyi bilen, icinde sevgi icermeyen sayginin ne kadar bos oldugunu bilen, sadece kendine benzeyeni degil kendine benzemeyenleri de sevmeyi, onlara saygi gostermeyi bilen bir nesil yetistirmemiz lazim. 

Inaniyorum ki; eger zamaninda birileri de cocuklarini bu sekilde yetistirseydi yasadigimiz ulke bugun bu halde olmazdi.

Bu arada en basa donersek eger, ozgurluk diyordum, guzel sey - di. Nedense kendimi ozgur hissetmeyeli uzun zaman olmus da gecen gun tesadufen farkettim. Biliyorum buyuyoruz, sorumluluklarimiz artiyor filan derken eski yillardaki gibi bir ozgurluk pek mumkun olmuyor. 
Ancak unutmamamiz gerekir ki; sorumluluklarimizin artmasi sadece fiziksel olarak ozgurlugumuzu kisitlayabilir. Zihnimizde ozgurlugumuzu kaybetmek, bunun sorumlusunu uzaklarda aramamiza gerek yok, bunun tek sorumlusu ancak ve ancak kendimiz olabiliriz, ve buna izin vermemeliyiz.
Durust olacak kadar cesur olmali ve yere saglam basmaliyiz.

23 Eylül 2014 Salı

Bir Kosturmacadir Gidiyor

Hic kendinizi bahane uydururken yakaliyor musunuz?
3 Agustostan beri hicbir sey yazmamisim, simdi dusunuyorum neden acaba ben ne yaptim bunca zaman diye. Cevabim hazir; aman bir kosturmacadir gidiyor, her haftasonu bir dugun, bir orasi,bir surasi bir burasi derken yollarda mekik dokuyorum vs. vs. vs. 
Bana "ne yapiyorsun, gunlerin nasil geciyor" diyenlere de cevabim hazir: "aman bir kosturmaca anlamiyorum nasil geciyor." Yani beni duyan da ciddi maraton kosuyorum falan zanneder. Neyin kosturmacasi bu? Gercekten kosturuyor muyum, yoksa bosluktan oyle bir yayilmisim ki zaman nasil geciyor anlamiyorum, soranlara da kuyruklu yalan mi soyluyorum? Ozellikle calisan birisi sorduysa bu soruyu elle tutulur bir sey gostermek istiyorum. Nedense artik, evde keyif yapmak, cok rahat bir hayat yasamak, bir elin yagda bir elin balda olmak suc mu, ayip mi, nedir yani?
Ama yok ben biliyorum derdimi, kendimi gelsitirmem lazim, okumam, arastirmam, yeni bir seyler ogrenmem lazim. Bunlari yapmadigim icin kendimi kotu hissediyorum. Yoksa calisan insanin da hayati ayni; bir kosturmcadair gitmiyor mu? Her sabah kalk ise git, aksam en iyi ihtimalle 17:15 e kadar isin olsa da olmasa da mecbur ofiste bulun, isten cik, eve git, yemek hazirla, yemek ye, masayi topla, saat oldu min. 21:00, zaten 23:00 den gec yattin mi sabah kalkmak ayri bir iskence, o yuzden erkenden yataga git, hop bir bakmissin gun bitmis. 
Ne is yaparsak yapalim, cok yogun da olsak, cok bos vaktimiz de olsa, onemli olan; firsat yaratmak, kendimizi gelistirmek, hicbir sey yapmasak bile durup dusunmek icin zaman ayirmak.
Bu Eylul ayi itibariyle her sey farkli olacakti, bir baktim Eylul bitmis, darisi Ekim'e umarim...





3 Ağustos 2014 Pazar

Hayat Guzeldir!

Hayatin en guzel tarafi ne biliyor musunuz? 
Her seyin gelip gecici olmasi; mevsimlerin, hastaliklarin, iliskilerin, kariyerin, yasanan uzucu olaylarin, acilarin... Her sey zittiyla tanimlaniyor zaten evrende. Karanlik olmadan aydinligi, aci olmadan tatliyi, hastalik olmadan sagligi anlayamayiz, bilemeyiz. Bazen ayriliklar bile iyi gelir iliskilere, ya onun senin icin ne kadar onemli oldugunu anlarsin, ya da onsuz ne kadar iyi oldugunu.
Insan omru bile bir zaman geldiginde bitecegi icin anlamlidir. 

Hayatta her sey degismeli, donusmelidir. Degismeyen sey olmeye mahkumdur. 
Cok guzel bir soz okumustum bir yerde, diyordu ki: "Bundan tam 10 yil sonra her seyin simdi oldugu gibi mi kalmasini isterdin? Eger istemiyorsan o zaman nicin degisime bu kadar karsisin?"

Bu aralar oldukca mutlu bir donemden geciyorum, sebepsiz yere, gecen ay beni mutsuz eden seyler bu ay hic gozume batmiyor hatta mutlu bile ediyor beni. 
Demek ki sorun neymis bizim "algi"mizmis, biz olaylari nasil yorumlarsak olaylar o kiliga burunuyormus meger. 
Boyle soyledigime bakmayin bu gercegi yillardir biliyorum ama bazen bilmek yetmiyor. Ona bakarsaniz e=m*c2 yi de biliyorum ama ne ifade ettigi hakkinda hicbir fikrim yok :)

Herkese yasadigi anin kiymetini bildigi, zorluklar icerisindeyse bile bunun gelip gecici oldugunu aklindan cikarmadigi mutlu mesut bir gun olsun...